.

.

20 Ara 2015

TANRIM NE MUHTEŞEM BİR İKİLİ

0 yorum

Yukarıdaki başlığın yanında çılgıncasına sevinen, dans eden, alkışlayan, gülen, gülümseyen, sevinçten takla atan binlerce emoji yer aldığını düşünün. Çünkü aslında benim için başlığın olması gereken hali tam da bu. Çünkü bir tarafta The Gossip ile hayatımıza girip süper ötesi enerjisi, mükemmel sesi ve takdir edilesi özgüveni ile kalbimizi çalan Beth Ditto diğer tarafta ise adını moda dünyasına altın harflerle yazdırmış, ikonik parçalar yaratma konusunda bütün rakiplerini kıskandırmış, tam bir moda dahisi olan Jean Paul Gaultier var.

Dünyalar tatlısı kadınımız Beth moda dünyasına uzak bir isim değil. " Kapaklar sadece kusursuz kadınlara ait değildir. Biz de varız ve çıplakken güzeliz" dercesine çekinmeden verdiği pozlar ile birçok derginin kapağını süslemenin yanı sıra Marc Jacobs ve Jean Paul'un defilelerinde de podyumun tozunu attırmış bir kadın. Ve şimdi de kendi büyük beden markasını yaratmak için adım atan bir tasarımcı. Hem de bu işe yakın arkadaşı Jean Paul Gaultier'in büyük desteği ile giriyor. 

Beth Ditto ♥ Jean Paul Gaultier sloganı ile JPG'nin "Blonde Ambition Tour" kapsamında Madonna için hazırladığı konik sütyen-korseden ilham alarak tasarlanan oversize t_tshirt ile kamera karşısına geçen Beth şubat ayında çıkacak ilk koleksiyonu öncesi olumlu sinyaller verdi. Kilo probleminden dolayı bu cesur parçayı giymek isteyip giyemeyen bir çok kadının hayallerinin gerçeğe dönüşmesine neden olacak bu t-shirt şarkıcının internet sayfasında 150$ a satışa sunulmuş bulunuyor. Ön yüzünde korsenin baskısı, arka kısmında ise beden değişimine imkan sağlayan 3 boyutlu korse ipleri sayesinde aynı parça ile birden fazla bedene de uyması bu eğlenceli tasarımın artısı.







10 Kas 2015

Adidas Dikişsiz Ayakkabıları İle Geleceğe Uzanıyor

0 yorum

Gün geçmiyor ki teknolojiden ayrı moda, modadan ayrı teknoloji düşünülebilsin. Podyumlardan, özel atölyelerden, fashion-lablardan sokaklara taşan bir tekno-moda cümbüşünün içine girmiş bulunuyoruz. Artık stilde yaratılan fark teknolojiden geçmeye başlamış durumda. Bunun son zamanlardaki en güzel örneklerinden biri de Adidas FutureCraft segmentinden ortaya çıkan dikişsiz deri ayakkabılar.

Tek parça deriden, lazer kesim ve kazıma tekniği ile oluşturulan ayakkabı, gereksiz tutkal kullanımını önlüyor aynı zamanda dikiş için harcanan zaman, enerji ve maliyetin de önüne geçiyor. Elbette bunların sonucunda doğa dostu bir yaklaşıma da hizmet ettiğini de belirtmek gerekiyor.

İlk bakışta klasik Superstar modelini andıran ayakkabının yakından incelendiğinde kendine has kimliği açıkça ortaya çıkıyor. Derinin katmanlı olarak şekillendirilmesi sonucunda oluşan matlık ve parlaklık ile model özelliği kazandırılan ayakkabıdan ilk etapta sadece 45 parça satışa çıkarılmış durumda. Fakat ilerleyen zamanda bu teknoloji ile üretilmiş ayakkabıları bol miktarda göreceğiz.








Bu güzel videoyu da izlemeyi unutmayın...


4 Eyl 2015

PANTENE ALTIN KELEBEK ÖDÜLLERİ’NE GERİ SAYIM HEYECANI BAŞLADI!

0 yorum
Televizyon ve müzik dünyasının en iyilerinin ödüllendirildiği Altın Kelebek Ödülleri, bu kez Pantene sponsorluğunda organize ediliyor. 42.’si düzenlenecek olan Pantene Altın Kelebek Ödülleri, bu yıl da sanat camiasının önemli isimlerini bir araya getirecek. Kırmızı Halı’dan sahneye kadarki süreçte sürprizlerin yaşanacağı, yıldızlar geçidine dönüşecek olan tören, birçok yeniliğe ve ilklere de ev sahipliği yapacak.
Yıldızı Parlayanlar onlar oldu
Pantene Altın Kelebek Ödülleri’nde bu yıl yeni bir kategori daha var: “Pantene Yıldızı Parlayanlar”. Senelerdir saç bakımına getirdiği yeniliklerle Türkiye’de ve dünyada öne çıkan Pantene, bu özel gece için ise Türkiye’nin yıldızı parlayan genç isimlerine eşlik ediyor olacak. 42 yıllık Altın Kelebek tarihinde bu yıl ilk kez verilecek “Pantene Yıldızı Parlayanlar” ödülünün sahipleri Hande Erçel, Bensu Soral ve Nilay Deniz oldu.
Gecenin yıldızı sen ol, Pantene saçının farkını kırmızı halıda da göster! 
42. Pantene Altın Kelebek Ödülleri’nde televizyon ve müzik dünyasının en iyileri senin vereceğin oylarla parlayacak! www.pantenealtinkelebekodulleri.com’a gir ve sen de en sevdiğin sanatçılara oyunu ver. Ayrıca “benim de saçlarım güçlü ve sağlıklı görünüyor” diyorsan, “Gecenin Yıldızı Ol” kısmına başvur. Kişisel bilgilerini gir ve fotoğrafını yükle. Pantene Altın Kelebek Özel Jürisi’nin seçimleriyle bu büyülü gecede benzersiz deneyimler yaşayacak 15 şanslı kişiden biri de sen ol! Üstelik kendini bir yıldız gibi hissedeceğin gecede, sahne arkasında yıldızların heyecanına tanık olma ve en sevdiğin sanatçıya sahnede ödülünü verme şansı yakala. Pantene saçının farkını kırmızı halıda da göster!
Bu heyecanı kaçırma!
Vuslat Doğan Sabancı, Hürriyet, Kanal D ve Pantene’in ev sahipliği yapacağı Pantene Altın Kelebek Ödül Töreni, 4 Ekim Pazar akşamı Kanal D’den canlı olarak yayınlanacak.
www.pantenealtinkelebekodulleri.com
#pantenealtınkelebek
Pantene Altın Kelebek Ödül Töreni’nin tanıtım filmi  ve kamera arkası görüntüleri için tıkla.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

11 Ağu 2015

Puma İle Hareket Zamanı

1 yorum



PUMA, “Yaz Hareketi” ile sizleri fit kalmaya davet ediyor... 

Dünyaca ünlü spor performans markası PUMA, sağlıklı bir yaşam için herkesi yaz boyunca hareket halinde olmaya davet ediyor. “Yaz Hareketi” insanlara yalnızca bir sezon değil her zaman spor yapmanın ve hareket halinde olmanın önemini hatırlatıyor. Koşmayı ve spor yapmayı hayat tarzı haline getiren sporseverler “Yaz Hareketi” ile fit kalmaya devam ediyor.


Twitter ve Instagram üzerinden aktif olarak devam edecek olan “Yaz Hareketi”nde ünlü Fitness Eğitmeni Murat Tavman, her hafta başında belirlenen squat, şınav, barfiks gibi spor hareketlerini paylaşarak takipçilerine meydan okuyacak. Sporcular hareketleri yaptıktan sonra videosunu ya da görselini #PUMAYazHareketi hashtag’iyle Twitter ve Instagram hesaplarından paylaşarak arkadaşlarına meydan okuyacaklar. 4 hafta boyunca sürecek olan etkinlikte, her haftanın kazananı Murat Tavman tarafından anons edilerek kendisine PUMA tarafından sürpriz bir hediye verilecek. Hepinize kolay gelsin :)

10 Ağu 2015

60'lı Yıllarda Uzay Modası Çılgınlığı

2 yorum

Moda kendisine ilham kaynağı yaratmakta hiç zorlanmadı ve zorlanmayacak. Geçmişte varlığını sürdürmüş bir uygarlıktan, bir canlının iskelet yapısına kadar akla gelebilecek her şey bir koleksiyonun ortaya çıkmasında ilham kaynağı olabilir. Aynı zamanda moda günceli yaratmanın yanı sıra, güncelden yararlanma konusunda da büyük bir ustadır. Döneme damga vuran bütün olaylarda, gelişmelerden beslenir. Moda, siyasi, teknolojik, dini, sanatsal kısacası dengeleri yerinden oynatan, kitlesel etki yaratan bütün gelişmeleri kendisini şekillendiren bir unsur olarak kullanabilir. Indira Gandhi'nin Hindistan'ın ilk kadın başbakanı olmasının ardından bütün gözlerin üstüne çevrilmesi ile birlikte moda arenasında Hint rüzgarlarının esmesi, Nixon'un 21-28 Şubat 1972'de Çin'i ziyaret ederek bir ilki gerçekleştirmesi (Çin'e ilk resmi ziyareti gerçekleştiren Amerikan başkanı) sonucunda bir anda koleksiyonlarda Uzakdoğu rüzgarlarının esmesinin nedeni de yukarıda söylediklerimdir. 

Fakat belki de güncelin modaya yansımasının en güzel ve en absürd örnekleri  kendilerini 60'lı yıllarda göstermiştir. 60’lı yıllar Amerika ve Sovyetler Birliği arasında yaşanan uzay çekişmesine sahne olmuş bu durum da modaya yansımıştır. Sovyetler Birliği 1961 yılında Yuri Gagarin’i uzaya göndermiş böylelikle dünyanın uzaydan çekilen ilk fotoğrafına imza atılmıştır. Ardından 1962 yılında Amerika atağa geçmiş ve John Glenn dünya çevresinde 3 defa tur atarak tarihe damga vurmuştur. 1965’e gelindiğinde bu sefer Sovyetler tekrar atağa geçmiş ve Aleksey Leonov ilk uzay yürüyüşünü gerçekleştirmiştir. 1968’de Apollo 8 ile ilk defa aya insan gönderen Amerika bu savaştan galip çıkmıştır. 7 yıllık bu süreçte yaşanan uzay savaşları modayı da fazlasıyla etkilemiş ve uzay giysilerini andıran kıyafetler moda arenasında bol bol görünmüştür. İşte karşınızda 60'lı yıllarda yaşanan uzay savaşlarının modadaki en ilginç, en güzel ve zaman zaman en saçma yansımaları.





















8 Ağu 2015

Moda Endüstrisi Artık Gerçek Bedenleri Kucaklıyor

0 yorum
Dünyanın en acımasız sektörlerinden biri hiç şüphesiz ki moda sektörü. Hem işin mutfağında çalışanlar hem de göz önünde olanlar her zaman için zorluklarla savaşmaya hazır bulunmak durumunda. Her şeyin estetik, güzellik-yakışıklılık, tüketim ve değişim üzerine kurulu olduğu bu sektörün en hem tüketicilere hem de içinde bulunanlara dayattığı gerçek dışı yargılar gün geçtikçe kırılmaya başlıyor.

Geçen sene yazdığım ve bugüne kadar hakkında çok güzel eleştiriler aldığım " Balık  Etli Kadınlar Moda Dünyasının Yeni Gözdesi " başlıklı yazımdan bu güne kadar geçen sürede sektörün gerçek bedenlere, idealize edilenin dışında insanlara yaklaşımı daha da kucaklayıcı bir hal aldı. O kadar ki ampute, balık etli, engelli ve down sendromlu modeller, dünyanın önde gelen moda haftalarında podyuma çıkarak kalıpları yıktılar ve biz de varız dediler. Sektörün bu yaklaşımının altından reklam kokuları geliyor gibi görünse de yine de dikkat çekmek, varlıklarını kabul etmek adına büyük bir adım olduğunu düşünüyorum. 

Gelin bu süreçte moda endüstrisi için alışılmışın dışında ama gerçeğin kendisi olan ve podyumlara-kampanyalara damga vuran modellere birlikte bakalım.


CHANTELLE BROWN-YOUNG



Son yılların belki de en çok konuşulan modeli Chantelle Brown-Young, nam-ı diğer Winnie Harlow dünya üzerindeki her yüz kişiden ikisinde görülen bir hastalığa sahip. Kısaca deriye rengini kazandıran pigmentlerin eksikliğinden doğan bu rahatsızlığın adı Vitiligo. Özellikle eller, yüz ve bacaklarda süt gibi beyaz lekelerin ortaya çıkmasına neden olan Vitiligo Chantelle Brown'da ileri seviyede diyebiliriz. Ama bu onun inanılmaz güzel ve sempatik olmasının önün geçemiyor, aksine bu özelliklerini taçlandırıyor. Tyra Banks tarafından Instagram üzerinden keşfedilip America's Next Top Model yarışmasına davet edildikten sonra hayatı değişen 20 yaşındaki Kanadalı model bu günlerde podyumların aranılan isimleri arasında. Aynı zaman da Diesel'in 2015 ilkbahar-yaz kampanyasının da tanıtım yüzlerinden biri.









SHAUN ROSS


Afro-Amerikalı model Shaun Ross alışılmışın dışındaki görüntüsü ile moda endüstrisinde kendine yer bulanlardan. Alexander McQueen ve Givenchy'nin reklam yüzü olan, British GQ, Italian Vogue, I-D Magazine, Paper Magazine ve Another Man gibi dünyanın önde gelen dergilerinde yer alan yetinmeyip Lana Del Rey ve Beyonce'nin kliplerinde oynayan Ross albinizm sahibi bir model. Albinizm kısaca, saça, tene ve göze renk veren melanin pigmentinin kişide hiç olmaması ya da çok az bulunması olarak tanımlanabilir. İşte Shaun Ross bu özelliği ile rakiplerinin önüne geçiyor ve 24 yaşında olmasına rağmen başarı basamaklarını hızla tırmanıyor.





JAMIE BREWER


American Horror Story izleyicileri Jamie Brewer ismine yabancı değillerdir. 30 yaşında ve down sendromlu olan Brewer bu güne kadar başardıkları ile bu hastalık ile yaşayanlara hem de onların ailelerine mükemmel bir ders vermekte. sık sık televizyon programlarına katılıp down sendromu hakkında yanlış bilinenleri düzeltmeye ve yaşanılan zorluklara dikkat çekmeye çalışan Jamie Brewer geçtiğimiz aylarda düzenlenen New York Fashion Week kapsamında podyuma çıkan ilk down sendromlu manken olma sıfatını da almış durumda.





SHANNON MURRAY


Engellere aldırış etmeyen ve başarmak için sonuna kadar çabalayan bir kadın Murray. Yazar, oyuncu ve avukat olmanın yanı sıra profesyonel manken. İngiltere'de 1994 yılında düzenlenen engellilere yönelik ilk mankenlik yarışması "Model in a Million"da birincilik  kazanan Murray bu sezon da Debenhams'ın reklam kampanyasında tekerlekli sandalyesi ile ben de (biz de) varım(z) diyor.







JACK EYERS



New York Fashion Week kapsamında podyuma çıkan ilk ampute model olma ünvanına sahip Jack Eyers'de 16 yaşında bacağını kaybettikten sonra vazgeçmeyenlerden. Lady Gaga'nın favori tasarımcılarından Antonio Urzu tarafından keşfedilip geçtiğimiz aylarda podyuma çıkarılan ampute model Jack Eyers sergilediği mükemmel performans ve izleyende bıraktığı etki ile adını daha sık duyuracak gibi duruyor.



30 Mar 2015

Rengi ve Deseni Değiştirilebilen Ayakkabı

0 yorum

Teknoloji ile modanın ahenkli uyumu her geçen gün biraz daha ileriye gidiyor. Geçtiğimiz aylarda kaleme aldığım mass-customuzation (kitlesel bireyselleştirme) yazısından sonra çevremden çok güzel tepkiler aldım. Öncelikle gecikmeli de olsa beğenisini dile getiren herkese teşekkür ederim. (Yazıyı okumak için tık tık)

Bu yazıda da sizinle yine yeni geliştirilmiş bir bireyselleştirme örneğini paylaşacağım. Hem kadınlar hem de erkekler için büyük bir müjdenin habercisi olan bu enfes parçanın adı Volvorii Timeless. Tek bir ayakkabıda onlarca ayakkabıyı buluşturmaya yarayan Volvorii, Litvanya merkezli iShüu Technology tarafından geliştirilmiş ve Indiegogo.com üzerinden yatırım destekçilerini arayan bir ürün. Yapısında barındırdığı E-Ink teknolojisi sayesinde cep telefonları üzerinden bluetooth yardımı ile renk ve desenleri değiştirilebilen Volvorii bir ayakkabı ile farklı deneyim ve görünümler elde etmenin kapısını açıyor.  Şimdilik sadece siyah ve beyazın tonlarında renklerin kullanılmasına imkan veren ayakkabı kablosuz şarj olma özelliğine de sahip. 

Kampanyanın bitmesine 14 gün kaldı ve şirket ihtiyacı olan 50.000$lık bütçenin %71'ini toplamış durumda. Anlayacağınız bu güzelliğin hayata geçmesi için gerekli olan sermayenin elde edilmesine böylelikle de tüketicilere ulaşmasına çok az kaldı. Dolaplardan taşan ayakkabılardan sıkılanlar, eşinin-sevgilisinin ayakkabı aşkına bütçesi dayanmayanlar, hiç ayakkabısı yokmuş gibi hissedip bunalıma girenler vs. hepinizin gözü aydın.