.

.

27 May 2013

Tahta Tabanın Yükselişi; Ekonomik Buhrandan Avangarda

     11.Nisan .2013
Mosmoda.com Yazım


      II. Dünya Savaşı... Kesin olmayan rakamlara dayanarak 50 milyon kişinin hayatını kaybetmesine, 100 milyonlarca kişinin bedenen ve ruhen hasar görmesine, insanlık tarihine atom bombası kelimesinin yerleşmesine neden olan savaş. Japonya’dan Amerika’ya kadar uzanan büyük bir kaos. Çekilen sıkıntılar, yemek ve su bulmakta zorlanan acılı insanlar. I. Dünya Savaş’ından ders almayanların insanlık tarihine bıraktıkları yeni kara leke. Nedenlerinden sonuçlarına kadar hakkında sayfalarca yazı yazılabilir aslında bu savaşın. Ama iki kelimeyle özetlenebilir; “ Yokluk ve Acı ”…

        1939-1945… Dile kolay 6 yıl süren sıkıntılı süreç birçok sektörü etkisi altına almış, varlığını sürdüremez duruma getirmiştir. Elbette moda sektörü de bu durumdan nasibini almıştır. Böyle bir ortam içerisinde giyinme insanlar için lüks olarak görülmüş, devletler duruma el koymuştur. Mesela İngiltere’de insanlara kıyafetler karne ile dağıtılmaya başlanmıştır. Üretim yapacak insan gücü, alımda kullanılacak maddi imkanlar ve en önemlisi de imalat için hammaddenin sağlanamaması moda sektörünü çöküşün eşiğine getirmiştir. Ama giyinmenin hele ki güzel giyinmenin hangi koşulda olursa olsun insanlar için vazgeçilmez olduğu, bu dönemde bir kere daha kendisini göstermiştir. Devletin karne ile verdiği giyseler ile yetinemeyen veya onlardan memnun olmayan kişiler hemen yeni yolların arayışına girmişlerdir. Özellikle bu dönemde el işçilikleri ön plana çıkmış, insanlar giysilerini süslemek, farklılaştırmak için değişik süsleme tekniklerine başvurmuşlardır. Giysi de bu problemi atlatanlar bu sefer ayakkabıda yapılabilecekler hakkında kafa yormaya başlamışlardır. Deri hem çok pahalı hem de bulunması kolay bir malzeme değildi artık. Bu yüzden deriden yapılan tabanların yerine yeni bir çözüm getirilmesi gerekiyordu. Sonuç olarak işin içinde insanların bir türlü bastıramadığı moda tutkusu vardı. Tutku ile ateşlenen zeka ortaya tahta tabanları çıkartır. Hem ucuz hem de her yerde bulunabilirdi ve böylelikle tahta taban moda tarihinin tozlu sayfaları arasına girmeyi başardı.

      Sonraki yıllarda yine zaman zaman kullanılmaya devam eden tahta taban günümüzde ise ayakkabıları sanat eseri olarak gösterilen Julia Lundsten’in vazgeçemediği materyal olarak karşımıza çıkıyor. London’s Royal  College of Art’dan 2003 yılında mezun olan tasarımcı tahta tabanlı ayakkabılar ile tanınacak Finsk isimli markasını 2004 yılında kurmuş. Mimar bir baba ve ürün tasarımcısı bir annenin kızı olmanın da getirisi ile birçok tasarım ödülü almış ve hızla yükselişe geçmiştir. Lady Gaga ve Rihanna gibi dünya yıldızlarının tercihi olan Finsk bildiğim kadarıyla ülkemizde satılmıyor. Ama bu her kadının sahip olmak isteyeceği giyilebilir avangard ayakkabıları belki kurtarıcınız Mosmoda sizin için temin edebilir. Yetkilileri bir mail bombardımanına tutmaya ne dersiniz?


        Neyse ben okuyucuları gaza getiren kötü yazar imajına daha fazla bürünmeden hepinize şimdiden mutlu hafta sonları diliyorum. Haftaya görüşmek üzere.






0 yorum:

Yorum Gönder