.

.

17 Tem 2013

Wednesday's Look: " Say Hello to My Ombre Shirt "


   Ve Ne Giydim bölümüne hızla devam ediyoruz. Neden bu kadar havalı ve zorlama bir başlık seçtin diye soracak olursanız bugün ki çok içime sinmeyen görüntümü belki bu başlık altında bir şekilde kabul ettiririm diye düşündüm. Malum bizde kelime oyunları ile bir şeyi yüksek ve havalı göstermek çok meşhurdur. Üzerine emek harcanan her iş kutsaldır o ayrı. Ama şimdi danışmanlı, uzmanlı iş kollarından örnek verip kimsenin de tepkisini çekmek istemem. Hele ki iki kalem etek çizip ortalarda tasarımcıyım diye dolaşanların gazabına uğramayı asla istemem. 

  Neyse konumuza gelelim. Bugün ne oldu? Salamura yaprak misali, yapısında hayata karşı bir direnişi barındıran bu saçlarımın hali ne? İçimde ki t-shirtün bir tarafı kalk gidelim öbür tarafı otur b.k yeme havası neden? Peki bunca şeye rağmen neden inat edip bu görüntüyü paylaşma gereği hissettim? 

   Evinden 20 küsür kilometre uzakta  çalışıyor olmanın ne demek olduğunu bilir misin sayın okur? Hele ki bu yola servisle giden için o ha kaçırdım ha kaçıracağım telaşının ne demek olduğunu? Kaçırdığın zaman 9:00 da başlayan mesaiye anca 11:00e doğru yetişmenin getirilerini? Zor işler bunlar sayın okuyucu. Nitekim geç kaldım ve servis önde ben arkada bir aksiyon filmi sahnesindeymiş gibi kovalamaca oynadık. Geç kaldığım için yapamadığım saçlarım, doğru düzgün ütüleyemediğim eşyalarım ve yaşadığım stres ile maalesef ki havaya giremedim. Peki neden illa bu postu koyacağım diye kendimi paraladım çünkü prensiplerim var, size verdiğim sözüm var, yapacaklarımız var... 

    Evet havalı bir başlık koyup yazıyı havalı gösterme tekniğinden sonra meşhur mağdur edebiyatının da altına sığınmış bulunuyorum. Malum ne kadar işe yaradığını son yıllarda rahatlıkla görebiliyoruz bu taktiğin. Neyse anlaşıldı ki dilim sivri bu gün.

  Hemen giydiklerim hakkında kısa bir not: Kırmızıdan yer yer beyaza doğru giden degrade gömleğim Topman, içine giydiğim bana göre son derece sevimli baskısı olan t-shirt (bol giyinmeyi seven 45 kiloluk bir kız arkadaşımdan arakladım) Bershka, kırmızı pantolonum Tiffany, gözlüğüm Diesel, ayakkabılarım Converse ve son olarak Nişantaşı pazarından inanılmaz ucuza aldığım  kırmızı saatimle bir şekilde günü kurtardım. Yarın daha özenli bir şekilde tekrar yazabilmek dileğiyle. Görüşürüz.





2 yorum:

  1. Ombre olan herşeyi seven ben bu gömleğe bayıldım hem de renk tonları harika ki kendimede twistten lacivertten beyaza geçen bir gömlek almıştım bu yıll:)))
    Genel olarak uyumlu ve hiç dağınık durmuyor o saçlar ben ne dağınık saçlar gördüm ama gerçi benim uzun kalın telli ve gür saçlarım bir kere şekil verdim mi hiç bozulmazlar orası ayrı:)
    Bunun dışında işe yetişirken çok kolay gelsin sana umarım hiç o servis kaçmaz:) Son olarak yurtdışondaki tasarımcıların tasarımlarını çalıp moda haftasında benim tasarımım diye podyuma süren tasarımcılara benimde isyanım var:@

    YanıtlaSil
  2. Tondan tona geçen her parça candır. Hem kombini kolay oluyor hem de görsel olarak çok güzel duruyor. Bahsettiğin o kalın telli ve bozulmayan saçlar ben dahil bütün ince telli saçlara sahip olanların hayali kıymetini bil ki anladığım kadarıyla biliyorsun da.Son olarak hem servisle ilgili dilekler hem de güzel yorum için kocaman bir teşekkür geliyor tarafınıza :)

    YanıtlaSil