.

.

19 Ağu 2013

It's Engincan B.tch!!


      Uzun soluklu bir aranın ardından tekrar bloguma kavuşmanın mutluluğu anlatılamaz. Neredeyse bir arınma tatili diye adlandırabileceğim 2 hafta geçirdim. Gündemden uzak ve fazlasıyla sakin. Zaten daha öncesinde de Gezi Olayları nedeniyle özellikle magazinden kopuk yaşar olmuştum. Meğer benim magazin gündeminden uzak kaldığım bu süre zarfında Türkiye yeni bir erkek moda ikonu kazanmış. Kimden mi bahsediyorum? Türkiye'nin önde gelen assolistlerinden Sibel Can ve Hakan Ural'ın oğulları Engincan Ural.

    Tatil bitmesi ve şehir hayatına dönmemle birlikte çevremden Engincan'ın stiline dair sorular ve yorumlar almaya başladım. En son obezite sınırındaki bir ergenlik döneminde bıraktığım bu gencin ne kadar değişmiş olabileceğine dair aklımda çok büyük soru işaretleri yoktu aslında. Geçtiğimiz aylarda leopar desenli ayakkabıları ile gündeme düşen İbrahim Tatlıses'in oğlu İdo ile eşdeğer, Türkiye çapında sıra dışı bir görüntü ya da yenilik bekliyordum kendisinden. Ta ki eve gelip Google'da Engincan'ı aratana kadar... 

     Bir erkek olarak giyim kuşam konusunda sınırları birazcıkta olsa zorlamayı denemenin Türkiye'de ne kadar zor olduğunu çok iyi biliyorum. Eğer denemeye kararlıysanız cesaretinizle doğru orantılı bir sinir sistemine de sahip olmanız gerekiyor. Çünkü çevreden gelen eleştiriler yapıcılıktan çıkıp yıkıcılığın doruk noktasına ulaşıyor. Hele ki bir de tanınmış bir simanın oğlu iseniz işte o zaman durum biraz daha içinden çıkılmaz bir hal alabiliyor.

     Özellikle Engincan'ın legging modası izinde giydiği stretch pantolon hakkında yapılan yorumlar, gazetelerce atılan başlıklar ve yazılan içeriklerin bazıları o kadar bel altı ki insanın Engincan'ın giydiklerini beğenmese de beğenesi geliyor. Sakın bu yazdığımdan stiline karşı olumsuz düşüncelere sahip olduğum sonucu çıkmasın. En son yukarıda bahsettiğim ergenlik hallerinde bıraktığım bu genç bence şaşırtıcı derecede şık ve trendlere uygun giyiniyor. İşin daha da ilginç tarafı giydiklerinin gerektirdiği havayı da taşıyor, üzerindekiler kesinlikle sakil durmuyor. Anlayacağınız olay giysiye göre eda takınmak değil edaya göre giysi seçmek. Nitekim Engincan'da burada başarıya ulaşıyor.

     Elbette bunda Amerika gibi bir özgürlükler ülkesinde yaşıyor olmanın da büyük bir getirisi var. New York, Miami sokaklarında Engincan'ın bu haline kimse şaşkın gözlerle dönüp bakmayacakken Türkiye'de birden gündeme oturuyor. Şimdi burada bir antiparantez açıp şunu da vurgulamak gerek eğer Engincan Sibel Can gibi bir assolistin oğlu değil de daha alternatif bir ünlünün çocuğu olsaydı bu kadar yadırganır ve yargılanır mıydı? Açıkçası ben sanmıyorum. 

     Bütün hatlarını ortaya çıkaran son pantolonunun dışındaki aşağıda yer alan bütün giysilerini çok beğendim Engincan'ın. Ayakkabılarından, gözlük seçimine, saç ve sakalından duruşuna kadar bana göre herşeyiyle kendiyle özdeş ve cesur. Benim için önemli olan da bu zaten. Peki siz ne düşünüyorsunuz Engincan'ın tarzı hakkında? Tamam mı, devam mı?







9 yorum:

  1. peki o bıyıkları napıcaz..birisi lütfen sevgili türk erkeklerine söylesin.. bu bıyık güzel değil, yapmayın etmeyin lütfen..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla ben yapmıyorum:) Benim bıyıklarım o kadar gür çıkmıyor fakat sakalla birleştiği zaman benim gözüme çok itici gelmiyor bu bıyık modeli. Tabi suratına göre değişir o da ayrı mesele.

      Sil
  2. Ben pek beğenmedim açıkçası, bir tek kırmızı pantolonlu olanı beğendim. Yalnız çocuk baya hoşmuş aslında bunu farkettim ama o bıyıklarla olmaaz :) Erkeklere dar paça pantolonları pek yakıştıramıyorum şahsen, bir de loaferlar bana orta çağı anımsatıyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu tip bıyığa sahip olan erkekler demek ki biraz daha düşünmeli. Nitekim gelen yorumlar çok hoş değil. Bu arada loafer benim için de çok gözde bir parça değildir fakat morları çok beğendiğimi söyleyebilirim :)

      Sil
  3. Engincan'ın seçimleri üzerinden tek tek geçersem, beğenmediğim parçalar ortaya çıkacaktır. Ancak ben bu konuya biraz genel bakarak itiraf etmeliyim ki, Türkiye gibi bir ülkede (tarzların ve ürünlerin sakızlaşabildiği bir yer olarak düşünürsek),bayanlar dışında farklı bir tarz deneyen ve bunu cesaretle sergileyebilen baylar görmeyi hasretle bekliyormuşum!!!

    YanıtlaSil
  4. egemen, tamam cesur anladık ama o loafer denilen şey ne kadar yakışmamış öyle! benim babetlerime benziyor, hah ;))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında ben ayakkabı seçimlerini çok beğendim ama mor olanın pantolon modelinden dolayı yakışmadığı konusunda sana katılıyorum Çiğdemcim.

      Sil
  5. Çok efemine degilmi ya loaferleriyle pantolon pardon taytlari arasinda kalan çıplak teni beni benden aliyor:))

    YanıtlaSil