.

.

3 Şub 2014

Balık Etli Kadınlar Moda Dünyasının Yeni Gözdeleri


     Bu güne kadar moda dünyası her zaman için kendi istediği kadın bedenini tüketicilere empoze etti. Korseler ile birlikte 40cm'e kadar düşen bel ölçüsü ile kum saati vücut tipi bir döneme damgasını vurdu. Ardından erkek çocuğu fiziğini andıracak şekilde zayıf ve hatsız bedenlere sahip olmaları kadınlara rol modeller eşliğinde dayatıldı. 90lı yıllar belki de moda camiasının kadınların bedensel özgürlüklerini geri verdiği yıllardı. Podyumda salınan dönem mankenleri ideal bir orantıda ve sağlıklı görüntüye sahiptiler. Sonrasında özellikle Kate Moss ile başlayan zayıf kadın güzeldir teorisi biraz daha abartılarak kemiği ile derisi arasında bir şey olmayan kadın güzeldire dönüştürüldü. Özellikle 2000li yılların başında 34 beden üstü mankenlerin podyuma çıkmalarına ambargolar koyuldu. Hepinizin bildiği gibi ekmeğini bu meslekten kazanan mankenler portakal suyu eşliğinde pamuk yutarak zayıflamaya ve bu ölçülerde kalmaya yöneldiler. Hatta aranızda hatırlayanlarınız vardır Isabelle Caro isimli model anoreksiya nedeniyle hayatını kaybetti. Gitgide artan tepkiler ve podyumlardaki sağlıksız görüntünün artması nedeniyle geri adım atan moda camiası vitesi 1 beden arttırıp sınırlarını 36 bedene kadar çektiler ve günümüze kadar durum böyle ilerledi.

     Son günlerde ise bir çok kadını sevindirecek gelişmeler yaşanıyor piyasada. Öncelikle şunu söylemek gerekli ki artık şişman kadın da güzeldir anlayışı mevcut. Bu fitili ateşleyen en önemli kişinin ben kendi adıma Adele olduğunu düşünüyorum. Müzik piyasasındaki bütün rakipleri görsellik ile kafayı bozmaya devam ederken etine dolgun inanılmaz güzellikte bir yüze sahip bir kadın çıktı ve ortalığı kasıp kavurdu. Bir gecede kucağına sığdırmakta zorlanacak kadar Grammy ödülü topladı. Yetmedi bir de Oscar heykelciğini evine götürdü. Yani her şeyin görsellik olmadığını tüm dünyaya ispat etti. Daha önce kırmızı halıda boy gösterecek kilolu kadınlara giysi vermeyen moda evleri Adele'in kendilerini tercih etmesi için kapıda kuyruklar oluşturdu. Yetmedi Elle, Vogue, Cosmopolitan gibi dünyanın önde gelen dergilerinin kapağını süsledi. Anlayacağınız moda dünyası artık etine dolgun, başarılı bir kadının peşinden koşmaya başlamıştı. Hal böyle olunca bu rüzgara sırt çevirmek mümkün olmazdı ve plus size kadınlara kapılar sonuna kadar açılmaya başlandı.

      Bu durumla ilgili son zamanlarda verilebilecek iki güzel örnek var. İlki; bana her zaman kumaştan tasarruf ederek parayı vurmaya çalışıyor izlenimi veren  Mango'nun yeni bir marka yaratması. Adı Violeta ve sloganı Is a Size 12 Plus Size? Burada mevzu bahis olan 12 beden bizim bildiğimiz anlamı ile Amerika standartlarında 40 Birleşik Krallık standartlarında ise 38 bedene denk gelse de kalıp olarak geniş olduğu için 40 olarak kabul ediyorum (Ya da yaptınız madem bir hayır o zaman 40 olsun kardeşim demek istiyor da olabilirim) Yani artık kadın giyiminin öncü markalarından biri balık etli kadınların varlığını kabul etti.

    İkinci örnek ise şu sıralar dünya podyumlarını kasıp kavuran ve Ralph Lauren gibi bir çok ünlü markanın yüzü olan Robyn Lawley'nin önlenemez yükselişi. 40-42 beden Avustralyalı modelin dünyanın en ünlü mankenlik ajanslarından birine bağlı olarak çalıştığını, yurtdışında süper model olarak anıldığını ve Vogue İtalya, Style, Madison Magazine gibi dergilerin kapaklarını süslediğini söylersem balık etli kadınların son zamanlarda ne kadar gözde olduğunu anlamanız kolaylaşır. Bu ay da göbeğini açıkta bırakan bir üstle Cosmopolitan Avustralya'nın kapağını süslüyor kendisi. 

   Bu yazdıklarımın bir çok kadının suratında gülümsemeye neden olduğunu tahmin edebiliyorum. Ve diyorum ki şimdi arkanıza yaslanın ve onların size uymaya çalışmasının tadını çıkartın...








0 yorum:

Yorum Gönder