.

.

9 Şub 2014

Deha Bilimlier Röportajı; Deneysel Moda Kavramının Hastasıyım


     Deha Bilimlier ile ilgili  yazıların bir çoğu Akademi Türkiye yarışması ile başlıyor. Belki şaşıracaksınız ama ben bahsi geçen programın izleyicisi olmadığım için o döneme girmek istemiyorum. Zaten aradan geçen onca yılın üstüne de gereksiz bir ayrıntı olacağı düşüncesindeyim. Çünkü artık hem müzikalite hem düşünce hem de imaj olarak bambaşka bir Deha var karşımızda.

   Geçtiğimiz aylarda karşıma çıkan bir video klip ile dakikaların nasıl geçtiğini algılayamadan kendimi kilitlenmiş şekilde ekrana bakarken buldum. Arkada planda keskin ritimlerin eşlik ettiği bu festival havasındaki görüntüler nedendir bilinmez beni çok eskilere götürdü ve Nezih Ünen’in döneminin çok ilerisinde bir işe imza attığı Karnaval isimli şarkısının klibinin ortasına bıraktı. İki klip arasında belki boyanmış suratlar, yüksek hareketlilik ve dar alanda enstrüman çalan müzisyenler dışında bir benzerlik kuramıyor olabilirsiniz. Gayet normaldir. Zaten benim zihnimdeki bu ikili çağrışımın nedeni de içlerinde barındırdıkları alışılagelmişin dışındaki hava oldu sanırım. Klip sona erdiğinde ne şarkının ne de söyleyenin kim olduğuna dair bir şey  yazdı mı bilmiyorum. Belki de ben dalıp gitmişliğin verdiği dikkatsizlikle kaçırmıştım. Hemen şarkının sözlerinden aklımda kalanları (ki inanılmaz akılda kalıcı olduğu için çok zorluk çekmedim) arama motoruna yazdığımda karşıma çıkan sonuç gerçekten şaşırtıcıydı. Deha “Tamam”...

     Yaklaşık beş yıl önce playlistime duygusal prens havası estirdiği "Vazgeç Kalbim" şarkısı ile giren bu adamın ilk anda geçirdiği bu değişimi yadırgamadım dersem kendim dışında kimseyi kandıramam. Bu değişimin müzikal yansımasını görmek için hemen “Mutasyon” isimli yeni albümünü dinlemeye başladım ve o anda aslında gerçek Deha’nın kendisini şimdi göstermeye başladığını fark ettim. Sanki yarışma sonrasında solist olarak yer aldığı Esra Ceyhan programlarında ve ilk maksi single çalışması 5555’de karşımıza çıkartılan kişi bir hayal ürünüymüş gibi  geldi. Albüm öyle güzelliklerle dolu ki saymakla bitmez. Neredeyse bir yılını dolduracak olmasına rağmen hala dinlemeyenleriniz varsa diye biraz bahsetmek istiyorum. Öncelikle benim için Sezen Aksu’nun özel şarkıları arasında yer alan "Yalancı Dünya"nın İskender Paydaş’ın müzik direktörlüğünü yaptığı Mutasyon’da karşıma çıkması mükemmel bir sürprizdi. Bu şarkıyı albüme eklemeye kim karar verdiyse beyninin sol lobundan öpüyorum. Albümün açılış ve ilk klip parçası “Tamam”ın bestesi ve düzenlemesi İskender Paydaş imzası taşıyor. Usta adam artık kendisiyle özdeşleşen notaların içinde kültürleri harmanlama işini yine mükemmel bir şekilde gerçekleştiriyor. “Teşekkürler” bir arap bestesi olmasına rağmen düzenlemesinde kullanılan rock nüansları ile bambaşka bir yapıya bürünüyor. “Mahkum” başlangıçta bir müzikal etkisi yaratsa da arkasından gelen rap ve pop sound ve vokalleri ile bambaşka bir dünyanın kapılarını açıyor. Mert Ekren imzalı “İntikam”ın elektronik ve rock öğelerin başarılı ortaklığının yanı sıra intikam kelimesi ile bir arada anılmaya alışmış bir boğa burcu olarak sözleriyle de beni fazlasıyla tatmin ettiğini söylemeden edemeyeceğim.

       Albüm güzel olunca (ben değil bir çok eleştirmen de söylüyor) bir an kendimi kaybettiğimi ve amacımdan sapmaya başladığımı fark ettim. Deha Bilimlier’in müzikal anlamdaki bu öze dönüşünün elbetteki stiline de yansıması kaçınılmaz bir durum. Belki albüm için bir imaj değişikliğine gitmiş diye düşünüyor olabilirsiniz ama ben sizinle aynı görüşte değilim. Öncelikle biraz sonra okuyacağınız röportajda verdiği cevaplara bakarak sonrasında da giydiklerini taşırken yaşadığı rahatlığı göz önünde bulundurarak bunu rahatlıkla söyleyebilirim. Fotoğraflardan ve kliplerden nasıl anladın bunu diye düşünüyor olabilirsiniz ama son zamanlarda Deha ile bağlantım elbette sadece bunlar değil. Türkiye’nin ilk online taklshowu özelliğini taşıyan “Kod Adı: Evdeyiz” isimli programında giydikleriyle de düşüncelerimi perçinlememe yardımcı oluyor kendisi. Şimdi adı geçti diye bu güzel çalışmadan da paragraflar dolusu bahsetmemek için kendimi zor tutarak sadece şunu söylemek istiyorum. “Deha’nın evinde gözüm var!” Merak ediyorsanız eğer röportajın sonunda paylaşacağım Deha’nın internet sitesinde yer alan “Kod Adı: Evdeyiz” bölümünü tıklayıp bu güne kadar gerçekleştirdiği yayınları izlerken Deha’nın evine de göz atabilirsiniz.

     Haydi sözü daha fazla uzatmadan Deha ile moda üzerine gerçekleştirdiğimiz kısa ama öz röportaj ile sizi baş başa bırakayım demeden önce iki saat gibi kısa süre içerisinde soruları yanıtlayıp bana gönderen güzel yürekli adam Deha'ya ve röportajın bana göre mimarı olan Onur Özışık'a bir kere de buradan teşekkür etmek istiyorum . Keyifli dakikalar...


        Moda sizin için ne ifade ediyor? Türkiyedeki moda anlayışı hakkındaki düşünceleriniz neler?


         Klişe bir cevap olacak ama moda gerçekten de insanın kendisini rahat hissettiği gibi giyinmesidir. Kendi adıma söyleyebileceğim şey ise deneysel moda kavramının hastasıyım. Sanırım ülkemizde jenerasyon arası dalgalanma modada kendisini gösteriyor, yeni jenerasyon bu konuda komplekslerinden arınmış ve yenilikleri son hızla takip edebiliyor. Bunu bilhassa takip ettiğim moda bloggerlarından görmekteyim.


Moda ile ilgili gelişmeleri nasıl takip ediyorsunuz? Özellikle tercih ettiğiniz bir dergi, blog, gazete, internet sitesi vs. var mı?

Takip etmekten zevk aldığım birkaç moda bloggerı var, "onurollstyle.co"yu çok beğeniyorum mesela. Bunun dışında moda tasarımcısı Serdar Uzuntaş çok eski ve yakın arkadaşımdır, kendisiyle bu konuları fazlasıyla tartışıyoruz. Ayrıca ekibimizde moda danışmanlarımız ile her adımımızda doğru giyinme konusuna çok önem gösteriyoruz.



       Beğendiğiniz ve tercih ettiğiniz yerli ve yabancı moda tasarımcıları kimler?

Yerli tasarımcılardan; Serdar Uzuntaş, Ümit Ünal, Hatice Gökçe, Duygu Çavdat ve Emre Erdemoğlunu yakınen takip ediyorum, yabancı olarak ise tam anlamıyla bir Jeremy Scott ve Asher Levine hayranıyım. Bunun yanı sıra birçok uzakdoğulu moda tasarımcısı yakın merceğimizde.


Günlük hayatta giysi seçerken nelere dikkat edersiniz? 

Günlük hayatımda koyu renkleri seviyorum, rahat hissedebildiğim ve kendini gösteren giysileri tercih ediyorum.

Stilinizi nasıl tanımlarsınız? Tarzını beğendiğiniz veya örnek aldığınız kişiler kimler?

Uzakdoğu modasının yakın takipçisiyim. Modist yaklaşım olarak soruyorsanız kendimi surreal olmaya adıyorum yavaş yavaş.



     Aksesuarın hayatınızdaki yeri nedir? Kullanmaktan vazgeçemediğiniz aksesuarlar nelerdir?

Küpelerim ve yüzüklerim olmadan kendimi asla rahat hissedemem. Giydiğiniz kostümü tamamlayan en önemli detay aksesuarlardır.


    Son olarak blogu okuyanlara iletmek istediğiniz mesaj veya önerileriniz nelerdir?

Bizi takip etmeye devam edin :)


Deha Bilimlier'in internet sayfasına gitmek için: TIK TIK TIK

2 yorum:

  1. egemoncum şuana kadar hiç ilgimi çekmeyen bi adamı bile bana sevdirebildiğin için seni çok
    seviyorum :)

    YanıtlaSil