.

.

29 Nis 2014

Emre Erdemoğlu Deha Bilimlier'in Ruhunu Özgürleştiriyor


   Bir yazıyı kaleme alırken yaşadığım en büyük zorluklardan bir tanesi başlık bulmak diğeri ise nasıl başlayacağıma karar vermektir. Şu an okumakta olduğunuz yazıda bu iki zorluğun doruk noktalarında dolaştığımı söylemek yanlış olmayacaktır. Şöyle bir düşünün ilk-orta okul, lise ve hatta üniversite yıllarında okulun bitmesine yakın hazırlanan yıllıklarda en çok sevdiğiniz arkadaşlarınız hakkında yazarken zorlanmışsınızdır. Benim de şu an yaşadığım durum bundan çok farklı değil. Bir tarafta geçtiğimiz günlerde samimi cevapları ile bloguma konuk olup daha sonrasında inanılmaz düşünceli hareketleri ile suratımda utanmayla karışık mutluluk gülümsemelerine salan Deha Bilimlier, diğer tarafta blogu ilk açtığım günlerden beri yaptığı işlere methiyeler düzdüğüm ve yakından takip ettiğim Emre Erdemoğlu. Anlayacağınız üzerine yazılacak olan ikili benim için gerçekten önemli ve bu nedenle yazması biraz zor.

   Neyse ki az önce koyduğum nokta ile birlikte zorlu giriş kısmını atlatmış bulunuyor olmanın verdiği rahatlama ile birlikte ana temaya gelmiş bulunuyorum. Geçtiğimiz günlerde gelen bir haber ile birlikte bu ikilinin yepyeni bir iş için bir araya geldiğinin haberini aldım. Kulvarları birbirinden farklı olan bu ikilinin nasıl bir araya geldiğini merak edenler için uzatmadan hemen anlatayım. Emre Erdemoğlu'nun geçtiğimiz aylarda beğenimize sunduğu ve büyük ilgi gören 2014 Sonbahar/Kış koleksiyonu " A Free Soul"un lookbook çekimlerinde Deha Bilimlier model olarak yer aldı. Görseller elime geçtiği zaman kendi kendime söylediğim ilk şey şu oldu "Perfect Match". Emre Erdemoğlu'nun yarattığı erkek imajı ile Deha'nın bu kadar örtüşmesi sonucunda ortaya seyri güzel bir iş çıkmış. Şimdi ben çekimler hakkında daha uzun uzun yazar bende bıraktığı etkiden sayfalarca bahsedebilirim ama gerek yok. Gelin siz bu birlikteliğin nasıl ortaya çıktığını, koleksiyon hakkındaki bilgileri, Deha'nın farklı bir şekilde kamera karşısına geçtiğinde hissettiklerini kısa kısa kendilerinden dinleyin. Neden kısa kısa derseniz röportajın devamını moda editörlüğünü yaptığım WOMEN DERGİSİ'nin önümüzdeki günlerde çıkacak olan özel sayısı için saklıyorum. Bu arada unutmadan IMA'da gerçekleştirilen çekimlerde kamera arkasında Seda Yeşilyurt yer almış. Çekimlerden sonraki mükemmelleştiren dokunuşlar da sevgili Onur Özışık'a ait. Şimdi arkanıza yaslanıp bu iki güzel adam ile gerçekleştirdiğimiz röportajı okuyun. Ardından da bu birlikteliğin sonucu olan görsel şölenin keyfine varın...



  1. Çekimlerini Deha ile gerçekleştirdiğiniz 2014 Sonbaha-Kış koleksiyonu hakkında bizi aydınlatabilir misiniz?

Yeni koleksiyonumda ünlü aktör Clark Gable'ın önemli filmleri arasında yer alan "A Free Soul"-"Özgür Ruh" filminden ilham aldım. Beden ile ruh arasındaki ilişkiden yola çıkarak konseptimi oluşturdum. Filmin dramatik dokusundan izler taşıyan A Free Soul koleksiyonumda; sıradışı parçaları bir araya getirerek ironik, acılı ve gizemli bir koleksiyon hazırladım. Koleksiyonun ana renklerini lacivert, kahverengi ve petrol mavisi oluşturuyor. 2014 Sonbahar-Kış koleksiyonunda koyu tonların ağırlıkta olduğu koleksiyonun parçaları kapitone, kürk, deri ve yünlü kumaşların birbiriyle eşleştirilerek kullanılmasıyla hazırlandı. Ortaya son derece lüks detayların olduğu güçlü bir koleksiyon çıktı. Her sezon olduğu gibi bu sezon da kruvaze ceketler, kısa dar paça pantolonlar, uzun kırlangıç yaka pardösüler, kürk kabanlar, clutch çantalar, gold detaylar yeni koleksiyonda da yer alıyor.

    2. Sürekli yükselen bir grafik sergileyen yeni nesil tasarımcı olarak bu koleksiyonu                             öncekilerden ayıran özellikler neler?

Herkesin bir olgunlaşma süreci vardır. "A Free Soul" benim olgunlaşma sürecim diyebilirim. Her sezon koleksiyonumu hazırladıktan sonra eksikleriyle ilgili ciddi tespitler yapıp, yapılan hataların üzerine gittim. Markamın büyüme ve gelişmesi ile ilgili danışmanlık hizmetleri aldım. Ciddi PR çalışmaları yapılıyor. Sosyal medyayı daha çok kullanır hale geldim. Finalde yapılan tüm çalışmalar koleksiyona olumlu yansımıştı... Çok daha güçlü, özel bir koleksiyon oldu "A Free Soul"...


    3. Deha Bilimlier ile çalışma fikri nasıl ortaya çıktı? İlerleyen günlerde bu ortaklık ile farklı                 projelerde karşılaşacak mıyız?

Menajeri, benim de sevgili arkadaşım Onur Özışık ile defileme gelmişlerdi. Deha ile defilemde tanıştım. Enerjisini çok sevdim. Defileden hemen sonra bir araya gelip keyifli bir çekim yaptık. Deha'nın güzel bir ruhu var. Üzerine giydiği her kostümün ruhuna bürünüyor.

İlerleyen dönemlerde albüm, klip ve konserleriyle ilgili farklı konseptlerde çalışmalarımız olacak...




    1. Daha önce hiç modellik deneyiminiz var mıydı? Her ne kadar objektiflere alışkın olsanız da             model olarak kamera karşısına geçmenin farkı ve sizde bıraktığı etki nedir?

Daha önce modellikle ilgili herhangi bir deneyimim olmadı.Modellik anlamında kamera karşısında olmanın çok daha zor olduğunu söyleyebilirim. Sonuçta öne çıkması gereken siz değil, giydiğiniz kostümler olması gerekiyor. Sevgili Erdemoğlu ile böyle bir çalışma gerçekleştirmek adına çekimlerden önce aynanın karşısında uzun süre çalışmam gerekti. Kostümler o kadar başarılı detaylarla donatılmıştı ki, her detayın göze çarpması adına bu görevi fazlasıyla ciddiye aldım. Bundan böyle fotoğraf çekimleri adına edindiğim bu deneyimi de kullanabileceğim


    2. Emre Erdemoğlu'nun yarattığı erkekler Deha'yı ne kadar yansıtıyor?

Emre Erdemoğlu'nun yeni koleksiyonu "A Free Soul" içerisinde birçok erkeği ortak bir temada birleştiren bir koleksiyon: "Özgür Ruh". Deha ise içinde birçok insanı barındıran bir karakter, ortak noktaları özgürlük olan birçok insanı. Bu çekimler sayesinde içimde yaşattığım insanların ortak noktasını değil, farklılıklarını keşfettim. Kendi öz benliğimi tekrardan okuduğum bir çekim oldu.


  3. Önümüzdeki sonbahar-kış aylarında Deha'yı koleksiyonda yer alan parçalardan birkaçı ile görebilecek miyiz?

Emre ile bu çalışmamız bir başlangıç niteliği taşıyor. İçimde yaşattığım farklı insanları keşfedip ortaya çıkarma görevi artık Emre'ye emanet. Benden daha neler çıkacağını ben de merak ediyorum.






0 yorum:

Yorum Gönder