.

.

29 Nis 2014

Jil Sander'ın Yeni Tasarımcısı Belli Oldu



     Dünya üzerinde sadelikten ödün vermeden lüks sınıf arasında kalmayı başaran en büyük marka hangisi diye soracak olursanız sanırım bir çok kişi Jil Sander diyecektir. Aslında marka başlı başına bir başarı hikayesi olmakla birlikte son yıllarda yaşadığı devinimlerden dolayı fazlasıyla yara almış durumda.

      Alman tasarımcı Jil Sander zorlu bir çocukluk döneminden sonra aldığı çizim derslerinin ardından yurt dışında gazetecilik eğitimine başlar. Bitirdikten kısa bir süre sonra üvey babasının ölümü ile birlikte tekrar Almanya'ya dönmek zorunda kalır. Bu süre zarfında çeşitli dergiler için moda yazarlığı yapar. İlerleyen zamanla birlikte yaptığı işten tatmin olmayan Sander arabasını satarak kendi butiğini açar. Kendi tasarımlarını dışarıda diktirmek koşulu ile müşterilerine hizmet sunan tasarımcı 1970 ve 88 de yurtdışı moda fuarlarına katılarak tanınmışlık seviyesini arttırarak şirketleşme yolunda adımlar atmayı denemiş bu girişimleri sonucunda 1989 yılında emeline ulaşmıştır. Zaman içerisinde sadece bayan giyim üretimi yapmakla yetinmeyen tasarımcı erkek giyimin yanı sıra kozmetik sektörüne de el atarak başarılı olmuştur. 

     Bütün zorluklara inat yıllardır tırnakları ile bir yerlere getirdiği markasını daha da geniş bölgelere taşımak isteyen Jil Sander şirketinin hisselerinin %33ünü satarak elde ettiği gelir ile Amerika'ya açılmıştır. Bu büyük yükseliş sırasında markaya kazandırdığı sade ama lüks kimliği asla kaybetmeyen tasarımcı satış storeları için dünyanın en ünlü minimalist mimarlarından Michael Gabellini ile işbirlikleri geliştirerek marka kişiliğinin her yerde hissedilmesi için çabalamıştır. Ani bir kararla markasını Prada'ya satan tasarımcı yapılan anlaşma sonucunda 6 yıl boyunca markanın tasarımcı koltuğunda kalacağını gösteren sözleşmeyi imzalamış olsa da yeni şirketin sahipleri ile yaşadığı anlaşmazlıklar sonucunda markanın tasarımcılığından ayrılmıştır. Gelin görün ki markanın doğuşuna kadar emek harcayan bu kadının gidişinin deprem etkisi yaratmaması beklenemezdi ve nitekim öyle de oldu. Marka Sander'ın ayrılmasını izleyen yıllarda büyük zarar etmeye başladı. Durumun farkına varan Prada yetkilileri tasarımcı ile aradaki buzları eritip kendisini tekrar başa getirdi. Aynı durum 2 defa daha yaşandıktan sonra geçtiğimiz günlerde bir daha dönüşü olmamak üzere Jil Sander ile yollar ayrıldı.

    Bu aşamadan itibaren markanın tasarımcı koltuğunda kim oturacak diye tartışılmaya başlandı ve bu gün sorular cevabını buldu. Jil Sander markası artık 13 yıl Miuccia Prada'nın asistanı olma görevini üstlenmiş Rodolfo Paglialunga' ya emanet. Daha önce 1900'lü yılların ilk ve ikinci çeyreğine damga vurup daha sonra tarihin tozlu sayfalarına karışan fakat geçtiğimiz yıllarda yine Prada markası tarafından hayata döndürülmeye çalışılan Vionnet'de görev alan tasarımcı, yeni görevi için hazır görünüyor. Marka yöneticileri ve tasarımcıların konu hakkında söylediklerini çevirmekle uğraşamayacağım içimin acıdığı şu dakikalarda. Nedenini sorarsanız kadını öne çıkarmayı amaçlayan verev kesim elbiseleri ile dünya moda tarihine adını altın harflerle yazdırmış bir markanın tasarımcılığından bir anda Jil Sander gibi daha minimal ve cinsiyetsiz markanın başına getirilen Rodolfo'nun marka kimliğine bürünme konusundaki yeteneklerine dair şüphelerim var. Şimdi siz "hadsize bak sen kim adamı eleştirmek, hakkında soru işaretleri duymak kim" diye düşünebilirsiniz. Ama ben yine de bu işin devamının gelip gelmeyeceğini görmek  için en az 2 sezon beklememiz gerektiğini düşünüyorum. Umarım yanılırım ve benim gözde markalarımdan birisi olan Jil Sander tekrar eski parlak günlerine dönüş yapar.



RODOLFO PAGLIALUNGA


0 yorum:

Yorum Gönder